Web Deneyimleri5 dk okuma
Kurumsal Web Sitesi Yenileme Kararı Ne Zaman Alınmalı?
Görsel eskime ile gerçek ürün problemi farklı şeylerdir. Yenileme kararını hangi belirtilerin haklı çıkardığına bakıyoruz.
Norvane Ekibi
Yenileme talebi çoğu zaman aynı cümleyle başlar: "Sitemiz eski görünüyor."
Bu cümle bir gözlemdir, teşhis değil. Bazen altında gerçek bir problem vardır; bazen yalnızca siteye uzun süredir bakan bir ekibin ona alışmış olması vardır. İkisini ayırmadan başlanan yenileme projeleri, aynı sorunları daha yeni bir görünümle tekrar üretmekle biter.
Sorulacak daha yararlı soru şudur: bu site bugün hangi işi yapamıyor?
Görsel eskime ile işlevsel eskime farklı şeyler
Bir tasarım dili zamanla tarih kazanır. Belirli bir gölge kullanımı, belirli bir buton yuvarlaklığı, belirli bir fotoğraf tarzı bir dönemi işaret eder. Bu gerçek bir olgudur ama tek başına yenileme gerekçesi değildir.
İşlevsel eskime farklıdır ve kendini davranışla belli eder. Ekip bir duyuruyu yayınlamak için geliştirici beklemek zorundadır. Formdan gelen talepler kimsenin düzenli bakmadığı bir adrese düşer. Site telefonda kullanılabilir ama rahat değildir. Yeni bir hizmet eklendiğinde onu koyacak doğru bir yer yoktur.
Bunların hiçbiri "eski görünmek" değildir. Hepsi ölçülebilir ve hepsi maliyetlidir.
Ayrımı yapmanın basit bir yolu var: şikâyeti tarif ederken görselden değil, bir eylemden bahsedebiliyor musunuz? "Renkler soğuk duruyor" bir zevk ifadesidir. "İçerik ekleyemiyoruz" bir kısıttır.
Yenilemeyi haklı çıkaran belirtiler
Aşağıdakiler, yenilemeyi gündeme almanın makul olduğu durumlardır.
İçerik yayınlamak geliştiriciye bağlı
Bir kurumsal sitenin en sık değişen kısmı içeriktir. Bir metni güncellemek, bir referans eklemek veya bir ekip üyesini değiştirmek teknik bir iş olmamalıdır.
Bu bağımlılık kurulduğunda site yavaşça donar. Güncelleme her seferinde küçük bir organizasyon işine dönüştüğü için ertelenir, ertelendikçe içerik gerçeklikten uzaklaşır ve bir noktada site şirketin bugünkü hâlini anlatmayı bırakır.
Ziyaretçi geldiği işi bitiremiyor
Trafik varken temasın olmaması genellikle bir görünürlük sorunu değil, bir akış sorunudur.
Burada bakılacak yer sayfa sayısı değil, yolun kendisidir: bir ziyaretçi hizmeti anladıktan sonra ne yapması gerektiğini biliyor mu, iletişim yolu her sayfadan erişilebilir mi, form gereğinden fazla şey mi soruyor. Bu konuyu kurumsal bir sitenin güveni nasıl kurduğu yazısında ayrıca ele almıştık.
Performans ve erişilebilirlik yapısal olarak sorunlu
Bazı performans sorunları ayarla çözülür. Bazıları ise mimariden gelir: sayfa gereğinden fazla iş yapıyordur, temanın kendisi ağırdır, her sayfa kullanılmayan onlarca script yükler.
Erişilebilirlikte de benzer bir ayrım vardır. Eksik bir etiket düzeltilebilir. Klavyeyle gezilemeyen bir navigasyon, kontrast sistemi baştan yanlış kurulmuş bir palet veya yalnızca fareyle çalışan bir menü ise yüzeysel bir düzeltmeyle çözülmez. Yavaş sitelerin sessizce müşteri kaybettirmesi da genellikle bu ikinci gruptan çıkar.
Site şirketin bugünkü işini anlatmıyor
Şirketler hizmet karmasını değiştirir, farklı bir müşteri segmentine yönelir, konumlandırmasını netleştirir. Site bu değişimin gerisinde kalırsa yanlış talebi çeker.
Bu, tasarımdan çok yapı sorunudur. Beş yıl önce üç hizmet için kurulmuş bir bilgi mimarisi, bugün yedi hizmeti taşımak zorunda kalınca her yeni şey bir "diğer" başlığının altına düşer.
Belirtisi genellikle satış görüşmelerinde ortaya çıkar: karşı taraf sizi eksik veya yanlış tanıyarak gelir ve konuşmanın ilk yarısı düzeltmeyle geçer. Site o düzeltmeyi kendisi yapabiliyor olsaydı, görüşme daha ileri bir noktadan başlardı.
Yenilemeyi tek başına haklı çıkarmayan belirtiler
Bazı gerekçeler yaygındır ama tek başına yeterli değildir.
Rakibin yeni bir site yayınlaması bunlardan biridir. Rakip analizi yararlıdır; ancak onların yenilemesi sizin probleminizi tanımlamaz.
Bir yönetici değişikliği veya kurum içi bir zevk farkı da yeterli değildir. Site bir iç beğeni nesnesi değil, dışarıya bakan bir çalışma aracıdır.
"Belirli bir süre geçti" mantığı da sağlam değildir. Takvim tek başına bir gereksinim üretmez; iyi bakılmış bir site uzun süre görevini yapmaya devam edebilir.
Tam yeniden yazma her zaman doğru cevap değil
Yenileme kararı verildiğinde varsayılan refleks genellikle her şeye sıfırdan başlamaktır. Bu bazen doğrudur, çoğu zaman değildir.
Kontrollü iyileştirme, sorunun sınırlı olduğu durumlarda daha az riskle daha hızlı sonuç verir: bilgi mimarisi çalışıyorsa ve asıl problem birkaç sayfanın akışıysa, o sayfalar yeniden ele alınabilir. İçerik yönetimi sorunsa yalnızca o katman değiştirilebilir.
Tam yeniden yazmayı haklı çıkaran şey ise genellikle temeldir: veri modeli bugünkü ihtiyacı taşımıyorsa, teknoloji artık güvenlik güncellemesi almıyorsa, ya da her yeni değişiklik başka bir yeri bozuyorsa parça parça ilerlemek maliyeti düşürmez, yalnızca yayar.
Ara bir yol da vardır ve pratikte en sık işe yarayan budur: yapıyı ve içerik modelini yeniden kurmak, görsel dili ise evrimle ilerletmek. Marka tanınırlığı korunur, teknik borç kapanır, proje tek bir dev teslimata bağlanmaz.
Yayın biçimi de aynı mantıkla ele alınabilir. Tüm siteyi tek gecede değiştirmek yerine bölümleri sırayla yayına almak, riski dağıtır ve ilk bölümden öğrenilenin ikincisine uygulanmasına imkân verir. Bu her zaman mümkün değildir; ancak mümkün olduğunda, yenilemenin en gergin anını sıradan bir güncellemeye dönüştürür.
Yenilerken korunması gerekenler
Yenileme projelerinde en sık yapılan hata, yeni olan her şeyin daha iyi olduğunu varsaymaktır. Eski sitenin çalışan kısımları da vardır ve bunlar genellikle en görünmez olanlardır.
URL yapısı bunların başında gelir. Adresler değiştiğinde ve eski adresler yenilerine yönlendirilmediğinde, yıllar içinde biriken bağlantılar ve arama sonuçları boşa düşer. Bu, yayın gününde fark edilmez; birkaç hafta sonra trafik düşüşü olarak görünür ve o noktada sebebi bulmak zorlaşır. Yeni yapı eskisinden farklı olacaksa, eski adreslerin listesi ve karşılıkları proje planının parçası olmalıdır.
İşe yarayan içerik ikinci sıradadır. Bir sayfa eski görünüyor diye işlevsiz değildir. Hangi sayfaların gerçekten okunduğu biliniyorsa, o içerik yeniden yazılmak yerine taşınabilir; bilinmiyorsa yenileme sırasında değerli olan ile olmayan aynı torbaya girer.
Ölçüm sürekliliği en sık atlanan kalemdir. Yeni site farklı bir ölçüm kurulumuyla yayına girerse, öncesi ve sonrası karşılaştırılamaz. Yenilemenin işe yarayıp yaramadığını söyleyebilmek için ölçümün her iki tarafta aynı şeyi sayması gerekir.
Bu üçü kapsamda görünmediği için genellikle son haftaya bırakılır. Son haftada yapılan iş ise nadiren iyi yapılır.
Karardan önce ölçülmesi gerekenler
Yenileme, bir hipotezle başlamalıdır. Hipotez yoksa proje bittiğinde iyileşip iyileşmediğini kimse söyleyemez.
Bunun için karmaşık bir kurulum gerekmez. Mevcut sitede hangi sayfaların gerçekten ziyaret edildiği, iletişim yolunun kaç kez kullanıldığı, hangi cihazların ağırlıkta olduğu ve ekibin bir güncellemeyi kaç günde yayınlayabildiği çoğu zaman yeterlidir.
Bu birkaç veri, "daha modern görünsün" talebini "şu üç şeyi mümkün kılalım" cümlesine dönüştürür. Kapsam tartışmalarının çoğu bu cümle olmadığı için uzar.
Yenileme kararı öncesi
- Şikâyet bir eylemle tarif edilebiliyor mu, yoksa yalnızca görünümle mi ilgili?
- Ekip içeriği geliştirici olmadan güncelleyebiliyor mu?
- Ziyaretçinin izlemesi beklenen yol baştan sona denendi mi?
- Performans sorunları ayarla mı, yoksa mimariyle mi ilgili?
- Erişilebilirlik sorunları yüzeysel mi, yapısal mı?
- Bilgi mimarisi bugünkü hizmet karmasını taşıyabiliyor mu?
- Mevcut sitede hangi sayfaların kullanıldığı biliniyor mu?
- Yenilemenin başarılı sayılacağı ölçüt yazılı olarak tanımlandı mı?
Sonuç
Yenileme, kendi başına bir hedef değil, tanımlı bir problemin çözüm yollarından biridir. Problem net olduğunda kapsam da netleşir; net olmadığında proje genellikle görsel bir tazelemeye dönüşür ve on sekiz ay sonra aynı konuşma tekrar başlar.
Karar aşamasında sorulacak son soru genellikle en ayırt edici olanıdır: bu site bugün bozulmasaydı, yine de yenilemek ister miydiniz? Cevap hayırsa, muhtemelen bir yenileme değil, bir bakım planı aranıyordur.
Bu ayrımı netleştirmek çoğu zaman kapsamı küçültür — ve küçülen kapsam, daha erken yayına çıkan bir sonuç demektir. Web sitesi ve web uygulaması çalışmalarımızda konuşmayı buradan başlatıyoruz.